ÇEVİRİ TARİHİ
Paylaş
Çeviri, dünya kültürünün gelişiminde kilit bir rol oynamıştır ve halen de oynamaktadır. Kültürün ulusa ait ve tümüyle ayrı olduğu düşüncesi oldukça yaygındır. Ancak edebi çeviri sayesinde coğrafi konumun sınırları aşılarak başka kültürlerle de iletişim kurma imkanı doğmuştur.
Dünya kültür tarihine çeviri penceresinden baktığımızda, düşüncelerin ve biçimlerin, sürekli hareket ettiğini, çevirmenlerin çalışmaları sayesinde kültürlere sürekli olarak yeni unsurların nüfuz ettiğini görürüz. Bu açıdan bakıldığında, her şeyin Batı’da başlamış olduğu varsayımı geçerliliğini yitirirken, Doğu ile Batı arasında keskin sınırlar olduğu tezinin de içi boşalmaktadır. Hindistan, Çin, Irak ve İspanya Avrupa kültürünü farklı yollarla şekillendirmiştir. Hindistan, M.Ö. altıncı yüzyılda Akdeniz ile ilişkiler kurmuştur. Eflatun ve Galen gibi Yunan filozoflarda gördüğümüz tıbbi teoriler de Hindistan kökenlidir. Dokuzuncu ve onuncu yüzyıllarda Bağdat’ta Antik Yunanlıların bilimsel ve felsefi eserleri Arapça’ya çevrilmiştir ve bu bilgiler Avrupa’ya İspanya kanalıyla ulaşmıştır ki İspanya, sekizinci yüzyılın başlarından itibaren dört yüz yıl boyunca fiilen bir İslam devletidir.
Bilgi aktarımı, Toledo Okulu ile zirve noktasına ulaşmıştır. Burada Arapça’dan Latince’ye ve sonrasında İspanyolca’ya çeviriler yapılmış ve Avrupa Rönesans’ı için bilimsel ve teknolojik zemin inşa edilmiştir. Çeviri tarihi, bize bu dönüm noktalarının bir haritasını sunmaktadır. Bu dönüm noktalarının temelinde şiddetli tarihsel çatışmalar ve sömürgeci yayılmacılık yatıyor olabilir. Ancak çevirinin bu konudaki rolü de asla küçümsenemez.
Çeviri tarihinin bir kısmı ayrıntılı olarak bilinmektedir -İncil’in çevirisi, misyonerlerin çalışmaları, Hindistan’daki oryantalist çevirmenler- ancak hala bilinmeyen çok geniş bir alan bulunmaktadır. Bilim adamları son zamanlarda, bireysel olarak çevirmenler ve rolleri hakkında yazmaya başlamıştır. İngiltere’deki Constance Garnett ya da ABD’deki Gregory Rabassa gibi çevirmenler, Rus ve Latin Amerika edebiyatından yaptıkları çeviriler nedeniyle İngiliz yazınındaki dönüşümden sorumludurlar. Yakın tarihte Doğu Avrupa’da yaşanan siyasi özgürleşmenin sonucunda, çok satan Amerikan ve İngiliz yazarların eserleri bu ülkelerin dillerine çevrilmiştir. Çeviri tarihi aslında dünya kültüründeki hayati, ancak genellikle de görünmez dönüm noktalarının tarihidir.
Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen yorumlarınızı bizimle paylaşın , veya blogumuza abone olmak ve makaleleri bir feed okuyucusu ile otomatik almak için tıklayın.












Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın